çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Temmuz 2026

FAİLİN ADINI CÜMLE İÇİNDE KULLAN

İsrail’in Gazze’yi halkıyla birlikte yok etmek için yaptığı saldırılar 1000. gününü doldurmuşken, dünyanın gözü ateşkese hiç benzemeyen bir örtbas operasyonuyla boyanmaya çalışılırken, siyonist İsrail destekçilerinin dahi görmezden gelemediği soykırım hakkında edilgen cümleler kurularak gözümüzün önündeki fail saklanmak istenirken, Gazzeliler They Lied To You etiketiyle bir kampanya başlatmışken İsrail Batı Şeria’ya da saldırıyor.


MAZLUMDER geçtiğimiz hafta Birleşmiş Milletler’in Haziran 2026’da açıkladığı Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu’nun raporundan derlediği verileri açıkladı. Veriler, siyonist İsrail’in 7 Ekim 2023’ten beri Gazze’de giriştiği soykırımın boyutlarını bir kez daha gözler önüne seriyor. Rapora göre, İsrail 20 binden fazla çocuğu katletti ki bu sayı Gazze’deki toplam ölümlerin yüzde 30’una tekabül ediyor.

İsrail 1000 günü aşkın bir sürede, 44 bin çocuğu yaralarken 58 bin 554 çocuğu annesini, babasını ya da her ikisini birden öldürerek yetim bıraktı.
Siyonistler Batı Şeria’da da 213 çocuğu öldürüp 1665 çocuğu gözaltına aldı, işkenceden geçirdi. İsrail, 151 çocuğu aç bırakarak katletti. İsrail, Gazze’de eğitim sistemini kasten çökertti. Gazze’deki okulların yüzde 97’sini, üniversitelerin yüzde 95’ini yıktı ve bunlara hasar verdi.

Siyonist İsrail, sağlık altyapısını yok etti, aşılamayı engellediği için 25 yıldan sonra Gazze’de çocuk felci vakalarının yeniden görülmesine sebep oldu. Dahası İsrail, doğum oranlarındaki düşüşün ve doğumsal anomalilerin, çoklu travmalara bağlı kalıcı fiziksel hasarların, görme ve işitme kayıplarınınbilişsel gelişim bozukluklarının ve nesiller arası aktarılacak derin psikolojik travmalarınanne babasından ayrılan ve refakatsiz kalan çocukların uygun bakım hizmetlerinden mahrum kalmasının faili.

Tek çözüm, İsrail’in Gazze’ye yönelik ablukayı kaldırması ve Filistin toprakları üzerindeki işgalini sona erdirmesi.

Yutkunamadığımız an

İsrail’in üniformalı teröristlerinin, sokakta yürürken etrafını çevirdiği her bir çocuk, kimsesinin kalmadığını kolu kanadı kırılmış halde anlatan her bir çocuk, su tankerlerinin arkasından koşan her bir çocuk, dişlerinin arasında taşıdığı bidonu dökmemeye çalışan her bir çocuk, dağıtılan yemeklerden alamadığı için elinde boş tenceresi dolu gözleriyle kalabalığın arasında ezilmemeye çalışan her bir çocuk, küçük kefenlerle toprağa verilen her bir çocuk, kopmuş ayaklarıyla, kollarıyla hayallerini anlatan her bir çocuk, sesleri, kahkahaları odaları, evleri, sokakları, parkları, okulları bir daha dolduramayacak her bir çocuk, gözlüğü düşüp kırıldığı için göremeyen ve onun tamir edilmesi için ağlayarak yalvaran her bir çocuk, Türkçe yazılı tişörtüyle ya da bir zamanlar sevinçle giydikleri ünlü futbolcuların formalarıyla babalarının/annelerinin kucağında cansız uzanmış her bir çocuk, bulduğu kedilere sahip çıkarak hayat neşesini muhafaza etmeye çalışan her bir çocuk boğazımıza düğümler atıyor, elimizi ayağımızı kaldıramaz ediyor bizi.

Gazze’de bir çocuğu İsrail saldırısında can vermiş, bir diğeri ağır yaralı olan anneye, evladının defni ile ilgili bir isteği olup olmadığı soruluyor. Annenin ağzından “Biraz bekleyin isterseniz, belki diğeri de kardeşine katılır!” cümlesi dökülüyor. Dünya yıkılıyor, biz altında kalıyoruz!


Esra Özer Duru, 26 Temmuz 2026, Ankara. 


19 Nisan 2025

DÜŞÜŞ

Düşüyoruz

Hiç bitmiyor düşüşümüz

Halbuki sonsuz düşlerimiz vardı.

Düşlerimizde çiçekler açardı.

Düşlerimizin bittiği yerde;

Kalbimizin hemen altında

Midemizin hemen üstünde

Salıncaklı günlerin tatlı düşme heyecanı

Dönüştü tuhaf bir acıya.

Düşlüyorduk

Düşüşümüz başladı.

Dallara, taşlara çarpa çarpa içimizde o acıyla düşüyoruz da

bitmiyor düşüşümüz.

Daha derine

Karanlıklar içine

Düşmekten emir düş

Düşlemek kökünden düş

Düşlüyoruz

Düşünüyoruz

Sonra hala düşüyoruz

Bir türlü yere çarpıp kırılmıyor kemiklerimiz

Asla gerçekleşmeyecek bir doğumla,

Her dakika bir çocuk daha düşüyor

taş kesmiş bulutlarımızın arasından

Onların düşüşünü yumuşacık karşılayan toprak,

bize çakılalım diye bir kaya bile vermiyor.

en güzel düşlerini yanında götürüp yaşamak utancını bize bırakıyor bir çocuk daha

Düşüyor kütükten

Arkasından göz yaşı döküyoruz;

Ama şairin dediği gibi su yükselmiyor bir türlü, kurtulmuyor gemi,

Küresel ısınmış dünyaya,

bir bahar daha gelmeyiveriyor!

Halbuki aylardan Mart’tı

Önümüzde, taşlara bile çiçek açtıracak bir bahar vardı

Biz düşüyoruz

Düşüşümüz hiç bitmiyor.

Esra Özer Duru, Ankara, 19 Nisan 2025.


 https://hertaraf.com/koseyazisi-esra-duru-dusus-4512 

Taze Taze Hikâyeler

BEKLEME ODASI

Mart ayı ortalarıydı. Hava, okullardaki mevsim tablolarında her zaman bahara dahil edilmesine rağmen, yıllardır rolüne direnen bu aya yakışı...

Yeni Yazılardan Haberdar Olun

Kaçırmayın!